Yeni Şafak yazarı: Erdoğan’la ilgili dertleri de onun yeterince demokrat olmaması değil, gereğinden fazla demokratik olması

Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay,Kimse kimseyi aldatmasın. Ne ABD’nin ne Avrupa’nın herhangi bir İslam dünyasının daha demokratik olmasıyla ilgili gerçek bir derdi ve beklentisi yok. Onlar kendi gündemleriyle, çıkarlarıyla daha uyumlu olabilecek yönetimler isterler ve bu aslında demokratik rejimlerde pek mümkün olmuyor. O yüzden İslam dünyasının tamamında demokratik olmayan otoriter rejimlerle çok daha iyi anlaşıyorlar. Erdoğan’la ilgili dertleri de onun yeterince demokrat olmaması değil, gereğinden fazla demokratik olmasıdır. Onları değil kendi halkını temsil ediyor olmasıdır. Aksi olsaydı demokrasinin esamisinin okunmadığı Orta Doğu rejimleriyle o kadar yakın ilişki içinde olmazlardı. O yüzden bugün muhalefetin Türkiye halkına ne vaat ettiği bir yana, uluslararası çevrelere sadece tavizler vaat ediyor ve bu da bazı uluslararası çevrelerde muhalefeti favori kılıyor.” görüşünü savundu. 

Aktay yazısında, “AK Parti’nin en güçlü yanlarından biri baştan beri kamuoyu araştırmalarına baştan bir sonuç yüklemeden yapma konusundaki performansı olmuştur. Parti yönetimi, bilhassa Erdoğan hem politikalarının yankıları hususunda her zaman birbirini test eden çapraz anketler yaparak, kendini test etmeyi önemsemiştir. Son zamanlarda sosyolojik araştırmalara eskisi kadar önem verilmediğine dair genel bir izlenim var gerçi, ama bu konudaki ilgisi hiçbir zaman eksik olmadı ve bu rakipleriyle ciddi bir fark oluşturmuştur. O kadar ki, daha önce de değinmiştim, yıllar önce Kılıçdaroğlu’na “AK Parti sürekli anketler yapıyor, siz hiç yapıyor musunuz?” diye soranlara “Bizim anketlere harcayacak paramız yok, biz bütçemizi daha ziyade reklama ayırıyoruz” diye cevap vermişti. Böylece aslında siyasi diyaloga, yani halkın nabzını alma, halkla bir diyalog içinde olmaya ne kadar uzak olduğunu göstermişti. Siyasi reklam halkı dinlemeden, halka tek taraflı olarak, seçkinci bir kibirle kendinizi anlatarak, algı operasyonları yaparak yönlendirme işidir. Oysa anket, siyasetini yaptığınız halkı dinlemenizi gerektirir. Halkın sesine kulağınızın açık olmasını, halkın derdini sürekli dinlemenizi ve yapacağınız siyaseti, uygulayacağınız programları halka sürekli onaylatmayı gözetmenizi getirir.” ifadesini kullandı. 

Aktay şunları kaydetti:

“Şimdi ise CHP’nin çok anket yayınladığını görüyoruz, kendine yakın şirketlere yaptırıyor ve çoğu bir CHP duası gibi anketler. Yani bundan CHP’nin reklam yerine anket yapmanın önemini keşfettiği izlenimi edinmek isterdik ama sanki durum yine aynı minvalde devam ediyor gibi, ama bir farkla:

CHP anketleri halkın nabzını almak, siyasetlerini veya söylemlerini test etmek için değil, temenni ederek temin ettiği veya uydurduğu anketleri de reklam ve propaganda malzemesine dönüştürerek yapıyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir